Suç Payı
Dünya cayır cayırken
ve böyle, savaşlar çepeçevre
ben sana sarılmaktan korkuyorum
dünya bu kadar yıkılmışken
kollarım sana alışmaya cesaret edemiyor
hiç bilmediğim yerlerde hiç bilmediğim şeyler oluyor
burda bir perde çıkıyor askısından
benim kalbim onu örnek alıyor
bana ait olmayan bir sessizlik içindeyim
senden yankılan(may)ansa ağır geliyor
Ben seni özlemekten korkuyorum
özlemek çok kişisel bir felaket
sen de yıkılılırsan tüm o şehirler gibi
umutken enkaz olur bana
iki insanın birbirini fark edişi
bir haber duyuluyor ekrandan
spikerin sesi pek düzgün
ölüm pek kibar anlatılıyor
ben o sırada seni düşünüyorum
ölüm mü sen mi daha uzakta
Sana bir başka hissediyorum
bunu yüksek sesle söylemeye korkuyorum
çünkü Dünya çok gürültülü
çünkü savaşlar var
çünkü sevmek,
büyük yaralar almayı göze almak demek
Ben seni özlemekten korkuyorum
çünkü özlemek
küçük bir savaş çıkarıyor insanın içinde
ve ben senin kollarının arasında
güven değil silah bulacağımdan çekiniyorum
Bir gün kalbimdeki sana açılan kapıyı
iki kez kilitlemem gerekmezse
ve sesini rüyamda dahi duymak
tehdit değil siper olursa bana
senin ellerinden öğrenirse güvenmeyi kalbim
kötü bir alışkanlık gibi
bırakırım ben de bu mesafeleri
Haberler bir bir akarken benim içimden senin adın geçiyor
Bu da bir suç mu diyorum
içimde kalması gereken bir şeyi kalbim ağzından kaçırıyor
dilim,
her şeyi komşulara anlatan eski bir pencere gibİ
beni ihbar ediyor
İnsanın sevebileceği her şey tek tek azalıyor
Sen azalma, gel bir el at da asalım perdeyi
adam da aslında düzgün konuşuyor baksana
ölüm de pek saygılı anılıyor
zaten bunca savaşın arasında
yan yana yanmayı göze almak da insanı
bu harpte ölesiye sağ çıkarıyor

